Ferda teyzelerdeyiz...

ya bu Ayşe Mira taktı bana...anneannem o kadar korudu ama gene de tümgün dibimden ayrılmadı..oysa ki onun yaşına uygun ve bence oldukça da yakışıklı bi çocuk da vardı ama niyeyse Ayşe Mira tüm gün benim yanaklarımdan ayrılmadı! ooofff şu kızlar...ne sıkıcı...





kıza bak yaaaa kıpır kıpır...
fotoğraflarda netlik sıfır...



bakıııınnn... 8 yaşında,büyüyünce müzisyen olmak isteyen bi genç...yakışıklı değil mi? valla ben kız olsam kaçırmazdım!!!



günün finali... Mira'nın bakıcısı Zeynep teyze çekmiş bu fotoğrafı :(
e belli!!!

Elmas anneanneannem...

pek muhabbetli bi kadındı valla... çok severdim, çok gülüşürdük, konuşmayı sanırım ondan öğrendim :)
Pencereden görünen ağaçları (ki bu ağaçlar eşi Hasan dede tarafından 40 sene önce dikilmiştir) seyrederek bana bisürü şey anlatırdı, maksat beni oyalamak, ağlamamamı sağlamak :)





işte anneannesinin anneme öğrettiği ninni:
Bahçelerde salıncak
Elinde de oyuncak
Hadi bakalım uyu yumurcak...

Boğazköprüsü'nü ikinci geçişim...annemin halası Fikriye halaya gidiyoruz....

kaptan şöförümüz elbette ki dedem... ablası ile tanıştıracak beni :)



ben gene uyuyorum..ya bi göremedim şu boğazı :(



Fikriye halayı çok sevdim, ama en çok da eşarbını, o ne uzun şey öyle!!! tam benlik :)



dönüşteyiz... ve ben gene uyuyorum :(



özgürlük parkı...özgürlüğün tadı....












burda özgürlük işte böyle yaşanır....


hele bide yerin anneannenin kucağıysa ...bide böyle yaşanır....





özgür olan sadece ben değildim... dedem, anneannem ve annemin anneannesinin de keyfi yerindeydi...



Elmas anneanneanne de herzaman olduğu gibi elinde örgüsüyle aramızdaydı!
petşişenin üzerindeki bez ne diye soracak olursanız "suyu soğuk tutsun diye konmuş ıslak bi küçük havlu" :)



bi anneanne,bi babaanne ve üç çocuk... (pardon 1 bebek,2 çocuk)
biri 4,5 aylık, biri 2 yaşında, biri 5 yaşında...
doğrusu hoş bi kare olmuş...


"anne yaaa hadi evimize gidelim artık" bakışı bu...

Tuğba teyze gene beni görmeye geldi... yaşasıııınn...




Fotoğraf çekilirken hep çiçeklerle ilgilendiğimi iddia etselerde, doğrusu ben onun kucağında pek mutluydum :) ama gülersem emziğim düşecekti ve annem kızacaktı!!!

İlk defa Boğaz Köprüsü'nden karşıya geçtim...Rumeli Hisarı'ndayım...

Daimi şöförüm Çiğdem teyze arabayı öyle güzel kullanıyordu ki köprüden geçerken biraz uyuklamışım...











İşte canım annemle Rumeli Hisarındayız... Bu daha başlangıç, ilerde burada ne konserlere gelicez dimi anne?



İşte çıtır şöförüm Çiğdem teyze...




İşte bu da esas çıtır: ŞAHİKA ...nasıl ama?




Valla bu masada güzel muhabbet vardı ama, ben bişey anlamadığım için yattım uyudum! Tek hatırladığım Murat amcanın organik yumurtalı menemeni ve Kadir amcaların 66 M2lik evleri idi... aaaaa bide yenilen organik çikolata vardı ki bi gıdım veren olmadı bana valla!!




Şahika tümgün benimle ilgilenmişti,hatta Çiğdem teyzeye bile yüz vermedi ,ama Yiğit'in gelmesiyle bir anda değişti. (Uyuma sebeplerinden biri de budur işte!) Ah bu kızlar bu kızlar çözülemez! ilerde çok çekicem çoook...şimdiden anladım!!!




Gerçi Şahika da haklı olabilir! Sürekli uyuklayan bi erkek çekilmez ama ben boğaza, hisara ve Murat amcanın göbeğine doğru uyusam da, rüyam da hep o vardı aslında! Ama gene de esnek dinamik yüzücü Yiğit de iyi bi rakip doğrusu!!




Neyse ki Yiğit'in annesi Arzu teyze duruma müdahale etti. Malum o da bi kadın, hemen durumu anladı. Oğlunu dondurma bahanesiyle çekti kenara! Bidaha da hiç kucağından indirmedi!




VE İŞTE FİNAL.... Ayrılış vakti geldi...




Şunu bilir şunu söylerim ki: "Arabası olan erkek DAİMA kazanır!" Fotoğrafları incelerseniz siz de anlayacaksınız??



Bir pazar öğledensonrası dayımın Kadıköy'deki evindeyiz...buraya ikinci gelişim..

Beşinci kata çıkmam oldukça zor oldu :) Ama deydi, manzara süpermiş...















Annem, dayım, Filiz abla ve Ülkü abla birarada olunca elbette ki tümgün bol bol fotoğraf çekildi...








MATMUH-90 grubu ve ben ...Pinhan Restaurant'ta Brunch...

işte annemle gittiğimiz ikinci brunch (brunch=geç yapılan kahvaltıya denirmiş!)





Fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi Şebnem teyze HAMİLE (3,5 aylık) Sanırım onlara iyi bir pratik çalışma oldum :)



Muhabbetten hiçbişey anlamasam da gene de dinledim...





Baktım ki muhabbet hep aynı...ne yapayım ben de uyudum...




Diğer çocuklar ise zararsızdılar...




Öndeki çocuk Kuzey abi pek afacandı valla... annemi mi gösteriyo yoksa ben bir numarayım mı diyo anlamadım! Herşeye rağmen eğlenceli bigündü,kucaktan kucağa el bebek gül bebektim valla... bebek olmak çok konforlu bişeymiş.