İlk defa Boğaz Köprüsü'nden karşıya geçtim...Rumeli Hisarı'ndayım...

Daimi şöförüm Çiğdem teyze arabayı öyle güzel kullanıyordu ki köprüden geçerken biraz uyuklamışım...











İşte canım annemle Rumeli Hisarındayız... Bu daha başlangıç, ilerde burada ne konserlere gelicez dimi anne?



İşte çıtır şöförüm Çiğdem teyze...




İşte bu da esas çıtır: ŞAHİKA ...nasıl ama?




Valla bu masada güzel muhabbet vardı ama, ben bişey anlamadığım için yattım uyudum! Tek hatırladığım Murat amcanın organik yumurtalı menemeni ve Kadir amcaların 66 M2lik evleri idi... aaaaa bide yenilen organik çikolata vardı ki bi gıdım veren olmadı bana valla!!




Şahika tümgün benimle ilgilenmişti,hatta Çiğdem teyzeye bile yüz vermedi ,ama Yiğit'in gelmesiyle bir anda değişti. (Uyuma sebeplerinden biri de budur işte!) Ah bu kızlar bu kızlar çözülemez! ilerde çok çekicem çoook...şimdiden anladım!!!




Gerçi Şahika da haklı olabilir! Sürekli uyuklayan bi erkek çekilmez ama ben boğaza, hisara ve Murat amcanın göbeğine doğru uyusam da, rüyam da hep o vardı aslında! Ama gene de esnek dinamik yüzücü Yiğit de iyi bi rakip doğrusu!!




Neyse ki Yiğit'in annesi Arzu teyze duruma müdahale etti. Malum o da bi kadın, hemen durumu anladı. Oğlunu dondurma bahanesiyle çekti kenara! Bidaha da hiç kucağından indirmedi!




VE İŞTE FİNAL.... Ayrılış vakti geldi...




Şunu bilir şunu söylerim ki: "Arabası olan erkek DAİMA kazanır!" Fotoğrafları incelerseniz siz de anlayacaksınız??



Hiç yorum yok: